Nüktedan Cevaplar Serisi
Nüktedan Cevaplar Serisi
KRAL KITLIĞI
İngiliz Kralı seyahat ederken yolu bir köye düşer. Mütevazı bir handa geceler. Yemek olarak da bulduğu dört yumurta ile karnını doyurur. Hesabını sorunca, on altın isterler.
- Aman! der, kral. Burada yumurta kıtlığı mı var?
Han sahibi cevap verir:
- Hayır efendim. Yumurta boldur ama, kral kıtlığı var.
İSABET
Harun Reşid, bir av sırasında hedefini ıskalayınca, yanında bulunan Behlül Dânâ:
- İsabet oldu efendim, demiş. Büyük isabet oldu.
Ve Halifenin şaşkın bakışları arasında devam etmiş:
- Yâni kuşun hayatı açısından isabet oldu.
AT NALI UĞURLU MUDUR?
Kadıköy Osmanağa Câmiinde vaaz vermekte olan Osman Demirci Hoca'ya:
-Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
Demirci Hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. O nallardan her atta dört tane var, ama bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
MEZARLIK ZİYARETİ
Hz. Ali, mezarlığa neden sık gittiğini soranlara cevap vermiş:
- İki sebebi var: anlattıklarıma itiraz etmiyorlar ve arkamdan konuşup, gıybetimi yapmıyorlar.
YAŞLI KİMDİR?
Yazar Hekimoğlu İsmail'e:
- Yaşlılık nedir? diye sorduklarında:
- Bence yaşlılık, ne saçın ağarması, ne de belin bükülmesidir demiş, gayesi biten ve ümidi sönen herkes yaşlıdır.
İngiliz Kralı seyahat ederken yolu bir köye düşer. Mütevazı bir handa geceler. Yemek olarak da bulduğu dört yumurta ile karnını doyurur. Hesabını sorunca, on altın isterler.
- Aman! der, kral. Burada yumurta kıtlığı mı var?
Han sahibi cevap verir:
- Hayır efendim. Yumurta boldur ama, kral kıtlığı var.
İSABET
Harun Reşid, bir av sırasında hedefini ıskalayınca, yanında bulunan Behlül Dânâ:
- İsabet oldu efendim, demiş. Büyük isabet oldu.
Ve Halifenin şaşkın bakışları arasında devam etmiş:
- Yâni kuşun hayatı açısından isabet oldu.
AT NALI UĞURLU MUDUR?
Kadıköy Osmanağa Câmiinde vaaz vermekte olan Osman Demirci Hoca'ya:
-Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
Demirci Hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. O nallardan her atta dört tane var, ama bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
MEZARLIK ZİYARETİ
Hz. Ali, mezarlığa neden sık gittiğini soranlara cevap vermiş:
- İki sebebi var: anlattıklarıma itiraz etmiyorlar ve arkamdan konuşup, gıybetimi yapmıyorlar.
YAŞLI KİMDİR?
Yazar Hekimoğlu İsmail'e:
- Yaşlılık nedir? diye sorduklarında:
- Bence yaşlılık, ne saçın ağarması, ne de belin bükülmesidir demiş, gayesi biten ve ümidi sönen herkes yaşlıdır.
-----
HATADAKİ DOĞRULUK
Osmanlı'nın son döneminde yaşamış ateist yazarlardan Abdullah Cevdet'in yazdığı makalenin bir satırı, 'Ben bu vatanın öksüzüyüm' yerine yanlışlıkla 'Ben bu vatanın öküzüyüm' diye basılmış. Durumu Süleyman Nazif'e açarak 'Bir mürettip (dizgi) hatası oldu' dediklerinde, Nazif:
- Mürettip hatası da ne demek kardeşim, diye cevap vermiş. Buna düpedüz mürettip savabı (doğrusu) derler.
ASILI KOYUN
Harun Reşid, kendisini sık sık ikaz eden Behlül Dânâ'ya:
- Sen kendi işine bak, dermiş. Her koyun kendi bacağından asılır.
Bir gün sarayı pis bir koku kaplamış. Sebebini araştırdıklarında, üst kattaki bir odada bacağından asılı bir koyun bulmuşlar. Bu işi yapanı da keşfetmişler tabi ki: Behlül.
Halife, kendisini sıkıştırdığında:
- Gördüğünüz gibi demiş, her koyun kendi bacağından asılır ama etrafı kokuttuğu için, herkesi rahatsız eder.
BİR YERİNİZ Mİ AĞRIDI?
Zamane gençlerinden biri, bir toplantıda Mehmed Âkif'i küçük düşürmeye çalışıp:
- ‘Afedersiniz’, demiş. ‘Siz baytar mısınız?’
Mehmed Âkif, hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
BEHLÜL'ÜN ÇOBANLIĞI
Harun Reşid'in vezirlerinden biri, Behlül Dânâ'ya lâtife (şaka) yollu takılarak :
- 'Müjde sana ey Behlül, Sultanımız seni, domuzlarla maymunlara çoban tayin etti' demiş.
Behlül şu cevabı vermiş:
- Öyle ise aç kulaklarını, aç da emirlerimi yerine getirmeye hazırlan.
YETMİYOR MU?
Sohbet esnasında, Hz. Peygamber devrinde yaşanan olaylardan duygulanan bir genç:
- 'Keşke Hz. Peygamberin devesi olsaydım' deyince, Ali Suad şöyle atılmış:
- Ümmeti olman yetmiyor mu?
----
SON DİŞLER
Biyoloji öğretmeni, öğrencisi Birol'a:
- Söyle bakalım, demiş. En son hangi dişler çıkar?
Birol cevap vermiş:
- Takma dişler öğretmenim.
POLİTİKACININ HOKKABAZLIĞI
'Politikacılar, niçin illüzyonistler gibi hep silindir şapka giyer?' diye sorulduğunda, yazar Ömer Öztürkmen şu cevabı vermiş:
- Arkalarındaki yığınları, bir gün o şapkadan bir şeyler çıkacağına inandırmak için.
TEK GÖZLÜ SAHİP
Merhum Saadettin Şenkal'dan bir hatıra:
Hendek civarında satın aldığı bataklık araziyi ekilebilir hâle getiren bir adam, tek gözüyle bakarak şöyle demiş:
- Ey tarla, şimdi asıl sahibini buldun.
Tarla dile gelip cevap vermiş:
- Seninle beraber üstümden doksandokuz tek gözlü geçti. Beni bırakıp giden çift gözlülerin hesabını var sen yap.
Biyoloji öğretmeni, öğrencisi Birol'a:
- Söyle bakalım, demiş. En son hangi dişler çıkar?
Birol cevap vermiş:
- Takma dişler öğretmenim.
POLİTİKACININ HOKKABAZLIĞI
'Politikacılar, niçin illüzyonistler gibi hep silindir şapka giyer?' diye sorulduğunda, yazar Ömer Öztürkmen şu cevabı vermiş:
- Arkalarındaki yığınları, bir gün o şapkadan bir şeyler çıkacağına inandırmak için.
TEK GÖZLÜ SAHİP
Merhum Saadettin Şenkal'dan bir hatıra:
Hendek civarında satın aldığı bataklık araziyi ekilebilir hâle getiren bir adam, tek gözüyle bakarak şöyle demiş:
- Ey tarla, şimdi asıl sahibini buldun.
Tarla dile gelip cevap vermiş:
- Seninle beraber üstümden doksandokuz tek gözlü geçti. Beni bırakıp giden çift gözlülerin hesabını var sen yap.
------
Sacha Guitry'e sormuşlar:
"Dünyada en güzel şey nedir?"
" Sevmek"
" Ondan sonra?"
" Sevilmek "
" Neden sevmek, sevilmekten daha güzel?"
Guitry:
" İnsan...." dedi.
"Sevdiğine, sevildiğinden daha fazla emindir de ondan."
"Dünyada en güzel şey nedir?"
" Sevmek"
" Ondan sonra?"
" Sevilmek "
" Neden sevmek, sevilmekten daha güzel?"
Guitry:
" İnsan...." dedi.
"Sevdiğine, sevildiğinden daha fazla emindir de ondan."
Category:


0 yorum